21 Mayıs 2015 Perşembe

BÜLBÜLÜN ÇİLESİ YANMAKMIŞ GÜLE


GÜL ( ROSE )



  Gül dikenini  bülbülün kalbine  saplar, sabaha kadar ay ışığında kanını emer. Bülbül yavaş yavaş ölürken, o zamana kadar beyaz olan gülün rengi, aşık bülbülün kanıyla kırmızıya döner...

    

       Şairlere ilham oldu Adına güfteler yazıldı, besteler yapıldı '' Bülbülün çilesi yanmakmış güle '' diye.. Bülbülün güle olan sevgisi dillere destan oldu. Şarkılarda sevgilinin yollarına döküldü.  Evet, sevgi çiçeğidir gül Duygular  en güzel onunla anlatılır... Aşk, tutku, şehvet kırmızı rengidir. Beyazlığı masumiyeti, saflığı, temizliği simgeler. Dostluk, arkadaşlık, sevinç anlatılmak istendiğinde harukulade sarı rengi gelir akıllara..

Pembe gülün albenisi
      Çocuklar annesinin gülü diye sevilir.  Atasözleri vardır gülle ilgili. Sevilenden gelen sıkıntılara katlanmak, fedakarlık '' Gülü seven dikenine katlanır '' diyerek anlatılır. Tasavvufta peygamberimizi simgeleyen çiçektir
      
                 Mayıs-haziran arasında kırmızıdan beyaza, pembeden sarıya, turuncuya rengarenk açarak bahçeleri , yol kenarlarını şenlendirir. Sarmaşıkları balkonları, terasları süsler. Gülgiller (Rosaceae) familyasının Rosa cinsindendir.  5000 yıl öncesinden beri süs bitkisi olarak yetiştirilir. Kökeni Anadolu, İran ve Çin'dir. Dünyada bulunan 1350 türünden 200 kadarı kokuludur. Kesme çiçek olarak çok talep görür.
     
      
Isparta gülü

  Güller diyarı Isparta'da yetişen gül cinsi meşhurdur.  Çiçeklerinden gül yağı, kozmetik ürünleri, gül suyu ve reçel yapılır. Anadolu'ya 1870'li yılların başında Bulgaristan'dan gelen göçmenler tarafından getirilmiştir.     


Beyaz gülün asaleti









                                                                                                                                                       Üretimi tohum, çelik, daldırma ve aşı yoluyla yapılır. Çelikleri Ağustos-Eylülde alınır, mart ayında da gerçek yerine dikilir.
        


Hiç yorum yok: